ORADAKİ KİM


Sessiz,

Sonsuz bir hiçliğin içinde, sanki birşeyler arıyordu.

Birden, bir fısıltı esti kulaklarında,

Sessizliğin sesi duyuldu bütün benliğinde;

 

 

Hey sen!…

 

Kim seslendi ?

 

Ben!…

 

Bana mı seslendin?

 

 

Sana seslendim,adın ne,ne arıyorsun?

 

Bir çocuk arıyorum,

Dört yaşındayken babasını kaybetmiş,

Çok üzgün, ama kimseye belli etmiyor,

Kimse de farkında değil ya,

 

 

Hey sen!…

Adın ne, ne arıyorsun?

 

Dedim ya bir çocuk arıyorum,

Babasını kaybettikten sonra, babasının sorumluluğunu ağabeyi almış,

Bu sorumluluk çok ağır geliyor,

Aradığım çocuğa zalim davranıyor,

Çocuk kırgın, üzgün.

 

 

Hey sen!…

Adın ne, ne arıyorsun?

 

Dedim ya bir çocuk arıyorum,

Yağmurda ıslanmış,

Islanmaktan vücudunda yaralar çıkmış,

Hasta,

 

 

Hey sen!…

Adın ne, ne arıyorsun?

 

Bir çocuk arıyorum, delikanlı olmuş,

Kendisini hiç kimsenin anlamadığına inanıyor,

Başını alıp çekip gitmek istiyor, gidiyor,

Başka başka yerlerde yeni bir hayata başlıyor,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Dedim ya bir çocuk arıyorum,

Delikanlı olmuş, aşık olmuş,kavuşamamış,

Aşkını kalbinden yıllarca atamamış,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Bir delikanlı arıyorum,

Genç olmuş,öğrenmeyi çok seviyor,

Çok okuyormuş,

Okudukça merakı artmış,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Bir genç arıyorum,

Bedensizlerle konuşabiliyor,

Geleceğe bakabiliyor,

Çaresiz hastalara aydınlık eliyle dokunuyor,

Farklı bir dünyanın insanı olmuş,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Dedim ya bir Genç arıyorum,

İllizyonistlik yapıyor,

Sahnelerin sihirli dünyasına dalmış,

Alkışlara aşık olmuş,

 

 

Hey sen,

Adın ne ne arıyorsun,

 

Bir genç arıyorum,Türk sanat müziğini çok seviyor,

Zeki Müren, Müzeyyen Senar ve diğerlerini çok dinler,

Kendi kendine de mırıldanır,

Erol SAYAN ile de arkadaşlıkları olmuş,

 

 

Hey sen,

Adın ne,ne arıyorsun,

 

Bir genç arıyorum, iflas etmiş,

Sahne ışıkları artık hiç yanmamış,

Alkışlar anılarda kalmış,

Yıkılmış, çok üzgün,

Evine geri dönmüş,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Dedim ya bir genç arıyorum,

Hiç kimsenin kendini anlamadığını düşünüyormuş,

Sadece okumuş, görmüş insanlar kendisini anlayabiliyormuş,

Üzgün, kimsesiz,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Dedim ya bir genç arıyorum,

Koca olmuş, baba olmuş, çocuklarına arkadaş olmuş,

Her ay maaşını komşu ilçeden alıyormuş,

Eve döndüğünde mutluymuş,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Bir baba arıyorum,

İstemiş ki çocukları kendisini anlasın, paylaşabilsin,

Çocuklarının da kendisini anlamadığını düşünür olmuş,

Kırılmış, belli etmemiş,

Ama yine de çocuklarını görünce çok mutlu oluyormuş,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

Dedim ya bir baba arıyorum,

 

Büyük kızı çaresiz bir derde düşmüş,

Umutlar tükenmiş, kendisini kızına adamış,

Yüreğindeki ve ruhundaki derin yaraları kimse görememiş,

Üzgünmüş,

 

 

Hey sen,

Adın ne,ne arıyorsun,

 

Dedim ya bir baba arıyorum,

Kardeşleri ve bazı yeğenleri onu çok üzmüş,

Onlara komşu olmak istememiş başka bir eve taşınmış,

Yüreğinde bir yara daha açılmış,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Bir baba arıyorum, dede olmuş,

Dört torunu olmuş, ikisi erkek ve ikisi kız,

Çok mutlu, ama çok hastaymış,

Mutluluğunu fazla belli edememiş,

 

 

Hey sen,

Adın ne, ne arıyorsun,

 

Kaç defa söylemem gerekiyor, bir çocuk arıyorum,

Artık dede olmuş,ama çok hastaymış,

Eskiden bedensizlerle konuşurmuş,

72 yaşında bedensizler arasına karışmış,

En küçük torununu görememiş,

 

 

Tamam da adın ne…

Kadir.

 

 

Ya senin adın ne ne arıyorsun,

Hem seni göremiyorum neredesin?

 

Yüce dağlarda bir su damlasıyım,

Denizime kavuşmaktır bütün arzum,

 

 

Söylemedin hala; adın nedir,nerdesin,ne arıyorsun?

 

Anlamadınmı?

Aradığın o küçük çocuk benim,

Nicedir bulmaya çalıştığınım,senim,  özünüm,

Biliyormusun, ben de seni arar dururum.

 

 

 

Orada,uzaklarda duran kim, bir şeyleri arıyor sanki?

 

 

O bir oğul, Babasını arıyormuş,

 

 

Babasına söylemek istediği şeyler varmış;

 

 

Babası maaşını almaya bisikletiyle gidiyormuş komşu ilçeye,

Bazen kendisini de götürüyormuş,

Eve götürmek için lahmacun almışlar birkeresinde

Dönerken yol kenarında durmuşlar.

Bir tarla kenarında oturmuşlar,

Konuşmuşlar,

Kendi paylarına düşeni yemişler baba-oğul.

Bunu hiç unutmamış,

 

 

Babasının kendisi için yaptığı uçurtmaları da unutmamış,

Sapanları da, diğerlerini de,

 

 

Hiç söyleyememiş, ama, babasını çok seviyormuş,

Bir de; bilmesini istemiş, babasını anlamaya başladığını,

 

31.05.2009 03:05  İSTANBUL


Gönderen gecmis zaman yolcusu zaman: 03:14

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s